İçeriğe geç
  • Dolar 49,6043 ▲ %0,08
  • Euro 55,7036 ▼ %0,07
  • Sterlin 66,4992 ▲ %0,21
  • Gram Altın 6.568,01 ▼ %0,08
  • Çeyrek Altın 10.742,67 ▼ %0,04
  • Gümüş 91,36 ▼ %1,19
  • Bitcoin 4.133.031 ▲ %2,40
  • BIST 100 11.709,27 ▼ %0,75

Sanayi

AB'nin yeni sanayi kuralları Türkiye'yi nasıl etkiler?

AB'nin yeni sanayi kuralları Türkiye'yi nasıl etkiler?

Avrupa Birliği'nin Çin'e karşı geliştirdiği yeni sanayi politikaları ve "Made in Europe" yaklaşımı, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki konumunu ve üretim zincirlerindeki entegrasyonunu yeniden şekillendiriyor.

Avrupa Birliği, Çin'in artan sanayi rekabeti karşısında ekonomik savunma mekanizmalarını güncellerken, Türkiye'nin Avrupa pazarına erişim koşulları da değişiyor. Yeni dönemde sadece gümrük vergileri değil; kamu ihaleleri, devlet teşvikleri, yerli üretim oranları ve karbon standartları belirleyici faktörler haline geliyor. Bu dönüşüm, Türk sanayisinin mevcut avantajlarını koruyup koruyamayacağı sorusunu gündeme taşıyor.

Ekonomi Gazetesi'nde yayınlanan makaleye göre, Avrupa Komisyonu'nun gündeme getirdiği Sanayi Hızlandırma Yasası ve "Made in Europe" stratejisi, stratejik sektörlerde Avrupa içi üretimi desteklemeyi hedefliyor. Özellikle elektrikli araçlarda, kamu alımlarına erişim için aracın AB içinde monte edilmesi ve batarya dışındaki parça değerinin en az yüzde 70'inin Birlik kaynaklı olması şartı öngörülüyor. Bu durum, Gümrük Birliği kapsamında olsa bile Türkiye'de üretilen parçaların Avrupa menşeli sayılmasını zorlaştırabilir.

Fransa ve Almanya arasında otomotiv sektörü için sağlanan uzlaşma, İngiltere gibi AB üyesi olmayan ülkelere koşullu bir geçiş imkanı sunarken, Türkiye'nin bu kapsamın dışında kalması dikkat çekiyor. Otomotiv, 2025 yılında 41,5 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin lider sektörü konumunda bulunuyor ve bu ihracatın yüzde 72,5'i AB pazarına yapılıyor. Türkiye'den AB'ye giden araçların yalnızca yüzde 1,3'ünün elektrikli olması kısa vadede sınırlı bir etki yaratabilir; ancak asıl risk, gelecekteki yatırımların ve tedarik zincirlerinin Avrupa dışına kayması olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Parlamentosu'nda tartışılan bazı değişiklik önerileri, AB aday ülkelerinin bu kapsama alınması için Birliğin ortak dış ve güvenlik politikasına yüzde 80'in üzerinde uyum şartı getirilmesini öngörüyor. Henüz kesinleşmemiş olan bu öneriler, sanayi politikasının ekonomik rekabetin ötesine geçerek siyasi bir araca dönüşme potansiyeline işaret ediyor. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, Türkiye'nin yeni sanayi düzeninde söz sahibi olabilmesi için stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.

TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…