Ankara sanayisi için yeni maliyet kalemi: Karbon faturası kapıda
Ankara sanayisi, enerji ve finansman giderlerinin ardından karbon maliyetiyle de karşı karşıya kalacak. AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) mali yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026'da başladı.
Ankara Sanayi Odası, 22 Ekim'de "Karbon Fiyatlaması Çağında Sanayi: SKDM, ETS ve Rekabetçilik" başlıklı bir panel düzenleyecek. Panelde, yeni sistemin ihracat ve sanayi üzerindeki etkilerinin ele alınması planlanıyor.
Ekonomiankara'da yayınlanan habere göre, Ticaret Bakanlığı verileri, Türkiye'nin 2023-2025 raporlama döneminde AB'ye 18,34 milyon ton SKDM ürünü ihraç ederek tonaj açısından ikinci sırada yer aldığını gösteriyor. SKDM kapsamındaki ürünlerin yüzde 69'unu demir-çelik, yüzde 15'ini gübre, yüzde 11'ini çimento ve yüzde 5'ini alüminyum oluşturuyor. Bu durum, karbon maliyetinin Türkiye sanayisi için teorik bir konu olmaktan çıkıp doğrudan ticari bir mesele haline geldiğini ortaya koyuyor.
2026 ikinci çeyreği için belirlenen SKDM sertifika fiyatı ton başına 75,28 avro olarak açıklandı. AB'ye ürün satan firmalarda üretim sırasında ortaya çıkan gömülü emisyon arttıkça, karbon maliyetinin rekabet üzerindeki etkisinin de büyüyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve doğrulanabilir emisyon verileri artık sadece çevre politikası değil, aynı zamanda ihracat maliyetinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
SKDM, demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen kapsamındaki belirli ürünlere uygulanıyor. Ankara'daki ASO 1. OSB, ASO 2. ve 3. OSB, Başkent OSB, OSTİM ve İvedik gibi üretim merkezlerinde faaliyet gösteren metal ve bağlantılı imalat şirketleri için süreç özel bir önem taşıyor. Makine ve savunma sanayindeki ürünlerin tamamı doğrudan SKDM kapsamında olmasa da, çelik ve alüminyum kullanan tedarik zincirlerinde karbon verisi ve düşük karbonlu girdi talebinin giderek artması bekleniyor.
Türkiye'de 27 Ağustos 2026'da Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği'nin yayımlanmasıyla ulusal sistem de yeni bir aşamaya geçti. Firmalar için karbonun ölçülmesi, raporlanması ve fiyatlandırılmasına yönelik düzenlemeler netleşti. Ankara sanayisi için yeni dönemin temel sorusu artık yalnızca "ne kadar üretiyoruz?" değil, "bir ürünü ne kadar karbon salarak üretiyoruz?" olacak. Karbon yoğunluğunu azaltabilen firmalar için bu dönüşüm, maliyetin yanı sıra yeni bir rekabet avantajı da yaratabilir.
TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi