Tezmaksan Çin rekabetini teknolojiyle aştı
Fiyat yerine verimlilik odaklı strateji izleyen Tezmaksan, robotik otomasyon çözümleriyle 40'tan fazla ülkeye teknoloji ihraç ediyor. Şirket, Çinli rakiplerle ucuzluk yarışına girmek yerine mühendislik gücüne yatırım yaptı.
Çinli üreticilerle doğrudan fiyat rekabetine girmek yerine teknoloji ve verimlilik odaklı bir yol haritası izleyen Tezmaksan, robotik otomasyon ve yazılım çözümleriyle küresel pazarlarda konumunu güçlendiriyor. Tezmaksan Grup CEO'su Hakan Aydoğdu, şirketin makine tedarikçiliğinden teknoloji ihracatçılığına uzanan dönüşüm sürecinde ihracatın belirleyici rolüne dikkat çekti.
Yeni Şafak'ta yayınlanan habere göre, Aydoğdu şirketin 40 yılı aşkın geçmişinde ithalatçıdan teknoloji şirketine evrildiğini vurguladı. İhracatın, ürünlerin ve üretim kabiliyetlerinin küresel rekabet baskısıyla yeniden şekillenmesinde kritik bir araç olduğunu ifade eden Aydoğdu, Ar-Ge yatırımlarının bu süreci hızlandırdığını belirtti. Aydoğdu, dönüşüm hikayelerini ve stratejik tercihlerini şu sözlerle özetledi: "Daha ucuz bir robot hücresi yapalım deseydik, bugün yok olmuştuk."
Şirketin ihracat yolculuğundaki ilk büyük kırılma, CubeBOX sisteminin Avrupa pazarına sunulmasıyla gerçekleşti. Aydoğdu, EMO Hannover ve AMB Stuttgart gibi prestijli sanayi fuarlarında alınan geri dönüşlerin önemli bir eşik olduğunu aktardı. Avrupa'daki üreticilerin, kompakt yapısı ve hızlı entegrasyon yeteneği nedeniyle CubeBOX'a yoğun ilgi gösterdiğini belirten Aydoğdu, "Karşılarında karmaşık robotik dillerle boğuşmayı gerektiren hantal bir sistem değil; kompakt, tezgahın önüne 24 saatte entegre edilebilen ve operatöre kodlama bilmeden parça işleten bir Türk mühendisliği vardı" dedi.
Avrupa'dan gelen ilk siparişler ve sistemin sahada kısa sürede kendini amorti etmesi, ihracattaki psikolojik bariyerlerin aşılmasını sağladı. Sivas'taki yüksek teknolojili üretim tesisinde seri üretime geçilmesi ve Mitsubishi, Brother gibi küresel devlerle OEM iş birliklerinin kurulması, şirketin uluslararası pazardaki konumunu sağlamlaştırdı. Çin menşeli ürünlerin yarattığı fiyat baskısına karşı ise teknoloji ve verimlilik üzerinden ayrışma stratejisi benimsendi.
Müşterilerin yatırımlarını 6 ay ila 1 yıl içinde geri kazanmasını hedefleyen akıllı ve hızlı kurulumlu bir ekosistem oluşturuldu. Aydoğdu, Sivas'taki fabrika yatırımı ve yazılımın şirket bünyesinde geliştirilmesinin bu stratejinin temel taşları olduğunu vurguladı. Hedeflerinin sadece makine satmak değil, Türkiye'nin mühendislik birikimini teknolojiye dönüştürerek dünya pazarlarına sunmak olduğunu ifade eden Aydoğdu, Japon teknoloji devlerinin CubeBOX ve RoboCAM çözümlerini kendi ürünlerinde tercih etmesinin önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.
Aydoğdu, "Japon teknoloji devleri gelip kendi takım tezgahlarının otomasyon hücresi olarak bizim CubeBOX sistemimizi ve RoboCAM yazılımımızı entegre etmek istediklerinde, artık sadece ihracat yapan değil, küresel üretim standartlarının bir parçası olan bir teknoloji ihracatçısı olduğumuzu gördük" değerlendirmesinde bulundu. Bugün 40'tan fazla ülkeye ulaşan ihracat ağının temelinde, yüksek standartlara sahip pazarlarda kazanılan referansların yattığını belirten Aydoğdu, "İhracat sizi terbiye eder ve ürününüzü olgunlaştırır" felsefesiyle hareket ettiklerini sözlerine ekledi.
TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi