Dar gelirli hanelerin bütçesinde barınma ve gıdanın payı yüzde 67,9'a ulaştı
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün raporu, düşük gelirli hanelerde tüketim harcamalarının büyük bölümünün konut ve gıdaya gittiğini, doğurganlık hızındaki düşüşün ikinci çocuk kararında yoğunlaştığını ortaya koydu.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün hazırladığı "Türkiye'de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler" raporu, dar gelirli ailelerin bütçesinde barınma ve gıdanın ağırlığını gözler önüne serdi. Rapora göre, en düşük gelirli yüzde 20'lik kesimde konut ve kira ile gıda harcamalarının toplamı, tüketim harcamalarının yüzde 67,9'unu oluşturuyor. Bu oran, en yüksek gelirli yüzde 20'lik grupta yüzde 38,1 seviyesinde kalıyor.
Ekonomiankara'da yayınlanan habere göre, 2025 Hanehalkı Bütçe Araştırması verilerine dayanan raporda, düşük gelir grubunda konut ve kiranın payı yüzde 38,7, gıdanın payı ise yüzde 29,2 olarak hesaplandı. İki gelir grubu arasındaki 29,8 puanlık fark, temel ihtiyaçların dar gelirli aileler üzerindeki yükünü gösteriyor. Ayrıca, düşük gelir grubunda kiracılık oranının 2014'te yüzde 24,5 iken 2024'te yüzde 36,7'ye yükseldiği belirtiliyor.
Rapor, Türkiye'de doğurganlık hızındaki düşüşün özellikle ikinci çocuk kararında yoğunlaştığına işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızı 2014'te kadın başına 2,19 çocukken 2025'te yaklaşık 1,42'ye geriledi. Nüfusun kendini yenileme düzeyi olan 2,1 sınırının altında kalan il sayısı 76'ya çıktı. 2021–2025 dönemindeki doğurganlık kaybının yüzde 75,9'u, birinci çocuktan ikinciye geçişteki zayıflamayla ilişkilendiriliyor; birinci çocuğunu yapan kadınların ikinci çocuğa geçiş göstergesi 2013'te 0,906 iken 2025'te 0,712'ye düştü.
Çocuk bakımında da zorluklar sürüyor. Çalışan ve 15 yaş altında çocuk bakım sorumluluğu bulunan kişilerin yüzde 83'ü profesyonel bakım hizmeti alamıyor; kurumsal bakım merkezlerini kullananların oranı yalnızca yüzde 14. Üç yaşından küçük çocuğu olan 25–49 yaş grubunda kadınların istihdam oranı yüzde 26,9'da kalırken erkeklerde yüzde 90,9'a ulaşıyor. Rapora göre, ikinci çocukla artan bakım ihtiyacı aileleri ücretli bakım maliyeti ile ebeveynlerden birinin iş hayatından uzaklaşması arasında bırakabiliyor.
Büyükşehirlerde doğurganlık hızı Türkiye ortalamasının altında seyrediyor. 2025 verilerine göre Ankara'da 1,11, İstanbul'da 1,14, İzmir'de 1,10 olan toplam doğurganlık hızı, yaklaşık 1,42'lik ülke ortalamasının gerisinde. SGK verilerine göre aktif/pasif sigortalı oranı 2022'de 2,01 iken Ocak 2026'da 1,591'e, Haziran 2026'da ise 1,638 seviyesine geriledi. Raporda, düşük doğurganlığın çalışan nüfusun küçülmesi, sosyal güvenlik sistemi üzerindeki baskının artması ve yaşlı bakım ihtiyacının büyümesi gibi sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.
Çalışmada çözüm için bakım, konut ve istihdam güvencesinin birlikte ele alınması öneriliyor. 0–3 yaş bakım kapasitesinin artırılması, genç çiftler ve tek çocuklu ailelerin sosyal konut politikalarında dikkate alınması, kiralık sosyal konut modellerinin geliştirilmesi ve ikinci çocuk için desteklerin güçlendirilmesi öne çıkan başlıklar arasında. Rapora göre asıl mesele, ailelerin bakım, eğitim, barınma ve gelir güvencesi konusunda yıllara yayılan belirsizliğin azaltılması.
TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi