Palmar, Türkiye'den Ortadoğu'ya uzanan armatür ihracatında lojistik gücünü artırıyor
PALMAR Vasıflı Metal Armatür A.Ş. CEO'su Tuğberk Palaz, armatür sektöründe küresel rekabetin artık yalnızca fiyat üzerinden değil, mühendislik, tasarım, ürün güvenliği ve hızlı tedarik kabiliyeti üzerinden şekillendiğini belirterek, yüksek stok seviyesinin Türkiye ve çevre pazarlarda önemli bir rekabet avantajı sağladığını söyledi.
Japon armatür ve çelik evye markası MUKANSA International Plumbing Fittings Industry Co., Ltd.'nin Türkiye ve Ortadoğu distribütörlüğünü yürüten PALMAR Vasıflı Metal Armatür A.Ş., Türkiye'deki yapılanmasını güçlendirirken Ortadoğu ve yakın coğrafyalara yönelik ticari faaliyetlerini de büyütmeyi hedefliyor.
Şirketin CEO'su Tuğberk Palaz, armatür sektöründe küresel tedarik zincirlerinin öneminin giderek arttığını belirterek, özellikle Uzak Doğu'dan gerçekleştirilen üretimlerde teslimat sürelerinin yüksek olmasının, bölgesel pazarlarda güçlü stok yönetimini kritik hale getirdiğini ifade etti.
"90 günü aşabilen tedarik süreçlerinde stok gücü kritik"MUKANSA'nın üretim altyapısının Çin ve Tayvan'da bulunduğunu belirten Palaz, Uzak Doğu'daki üretim süreçleri ile deniz taşımacılığı ve diğer lojistik aşamalar birlikte değerlendirildiğinde, bazı ürünlerde toplam tedarik süresinin 90 günü aşabildiğine dikkat çekti.
Palaz, PALMAR'ın yüksek stok seviyesiyle bu süreyi müşterileri açısından önemli ölçüde avantaja dönüştürdüğünü söylerek, "Üretimin Çin ve Tayvan gibi Uzak Doğu merkezlerinde gerçekleşmesi, doğal olarak üretim süresinin yanında lojistik ve teslimat süreçlerini de beraberinde getiriyor. Üretim ve sevkiyatın tamamı düşünüldüğünde bazı siparişlerde 90 günü aşan bir tedarik süresi ortaya çıkabiliyor. Biz PALMAR olarak burada stok gücümüzü stratejik bir avantaj olarak kullanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de yüksek stok seviyesine sahip olmanın yalnızca Türkiye pazarına hızlı ürün vermek anlamına gelmediğini dile getiren Palaz, "Türkiye'yi aynı zamanda Ortadoğu ve yakın coğrafya için bir lojistik merkez haline getirebilmek anlamına geliyor. Potansiyel gördüğümüz pazarlarda müşterilerimizin uzun üretim ve taşıma sürelerini beklemeden ürüne ulaşabilmesini hedefliyoruz. Bu nedenle stok bizim için yalnızca finansal bir kalem değil, müşteriye verdiğimiz hizmetin önemli bir parçası" diye konuştu.
"Ürünün fabrikadan çıkması kadar müşteriye ne zaman ulaşacağı da önemli"Sektörde yalnızca üretim kapasitesine odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Palaz, özellikle proje bazlı satışlarda teslimat süresinin satın alma kararlarında önemli bir kriter haline geldiğini söylerek, "Bir otel, konut projesi veya büyük bir yapı projesinde ürünün kalitesi kadar ne zaman teslim edilebildiği de önemli. Proje takviminiz devam ederken 90 gün veya daha uzun bir tedarik süresini beklemek ciddi bir dezavantaj yaratabilir. Biz PALMAR olarak bu noktada stoklu çalışma modelimizle müşterilerimize daha hızlı reaksiyon verebilmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
"Türkiye'yi bölgesel dağıtım merkezi olarak konumlandırıyoruz"
PALMAR'ın Türkiye'deki stok gücünü yalnızca iç pazara yönelik bir operasyon olarak görmediklerini ifade eden Palaz, şirketin stratejisinin Türkiye üzerinden Ortadoğu, Türk Cumhuriyetleri ve yakın coğrafyadaki pazarlara daha hızlı ulaşmak olduğunu belirtti. Palaz, "Türkiye'nin coğrafi konumu burada çok önemli bir avantaj sağlıyor. Ürünü Uzak Doğu'dan getirip Türkiye'de stokladığınızda, bölgedeki müşteriler için uzun üretim ve deniz taşımacılığı süreçlerini tekrar yaşamadan daha hızlı sevkiyat yapabilme imkânınız oluşuyor. Biz bu avantajı önümüzdeki dönemde daha fazla kullanmak istiyoruz" dedi.
"Rekabet artık yalnızca fiyat üzerinden yürümüyor"
Sektörde özellikle premium ürün segmentinde rekabetin değiştiğine dikkat çeken Palaz, müşterilerin artık yalnızca fiyat ve tasarıma değil, ürünün arkasındaki mühendislik, malzeme kalitesi, stok ve servis gücüne de baktığını ifade ederek, "Armatür sektörü geçmişte büyük ölçüde fiyat ve görünüm üzerinden değerlendirilen bir alan olarak görülüyordu. Bugün ise tablo değişiyor. Özellikle mimari projelerde ve üst segment konutlarda ürünün malzeme kalitesi, kullanım ömrü, yüzey teknolojisi, teknik servis altyapısı ve teslimat kabiliyeti birlikte değerlendiriliyor. Biz PALMAR olarak bütün bu unsurları tek bir sistem içerisinde ele alıyoruz" şeklinde konuştu.
"Türkiye'den bölgeye katma değerli ticaret yapmak istiyoruz"
PALMAR'ın önümüzdeki dönemde Türkiye'deki bayi yapılanmasını güçlendirmenin yanı sıra Ortadoğu ve yakın coğrafyalarda yeni ticari bağlantılar geliştirmeye odaklanacağını belirten Palaz, ihracatın şirket stratejisinde giderek daha önemli bir yere sahip olacağını söyledi.
Palaz, "Biz kısa vadeli satış rakamlarından ziyade kalıcı bir marka ve ticaret ağı oluşturmak istiyoruz. Bunun için yalnızca iyi bir ürüne sahip olmak yeterli değil. Ürünü stoklayabilmeniz, hızlı sevk edebilmeniz, teknik destek sağlayabilmeniz ve satış sonrasında müşterinizin yanında olabilmeniz gerekiyor. PALMAR'ın güçlü stok yapısı bu sistemin önemli parçalarından biri" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin yapı malzemeleri sektöründe daha fazla katma değerli ihracat gerçekleştirmesi gerektiğini vurgulayan Palaz, "Türkiye'nin artık yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda güçlü dağıtım ve ticaret ağları kurarak bölgesel merkez haline gelen bir ülke olması gerekiyor. Biz PALMAR olarak Türkiye'yi MUKANSA için yalnızca bir satış pazarı değil, Ortadoğu ve yakın coğrafyaya açılan stratejik bir merkez olarak konumlandırıyoruz" dedi.
Kaynak: Ekonomim