İçeriğe geç
  • Dolar 49,7409 ▲ %0,17
  • Euro 55,7501 ▼ %0,11
  • Sterlin 66,6031 ▼ %0,07
  • Gram Altın 6.392,17 ▼ %0,51
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,52 ▼ %0,78
  • Bitcoin 4.051.055 ▲ %0,07
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

Enerji

Petrol fiyatları patlamaya hazır bir halde

Petrol fiyatları patlamaya hazır bir halde

Suudi Arabistan'daki petrol tesislerini hedef alan saldırılar ve ABD'nin İran'a yönelik yeni bir operasyon düzenleyebileceği endişesi, Brent petrolü günlük yüzde 3.5'e yakın artışla varil başına 112 doların üzerine taşıdı. Dört yılın zirvesine yaklaşan fiyatlar, borsa ve tahvil piyasalarına kadar finansal varlıklar üzerinde de baskı yarat

Jeopolitik risklerin petrol piyasasındaki fiyatlama dinamiklerini yeniden belirlediği bir süreç yaşanıyor. Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ve ABD'nin İran'a karşı yeni bir askeri harekât hazırlığında olabileceğine dair haberler, arz güvenliği endişelerini tetikledi. Bu gelişmelerle Brent petrolü günlük yaklaşık yüzde 3.5 oranında değer kazanarak varil başına 112 doların üzerine çıktı. Böylece fiyatlar dört yılın en yüksek seviyelerine yaklaşırken, aylık artış yüzde 9, yıllık yükseliş ise yüzde 72 olarak kaydedildi.

Ekonomim'de yayınlanan habere göre, piyasadaki bu hareketliliğin temelinde, çatışmanın İran ile sınırlı kalmayıp Basra Körfezi'ndeki enerji altyapısını ve sevkiyat yollarını tehdit etme ihtimali yatıyor. İnsansız hava araçlarının Şeybah petrol sahası ile Dammam Uluslararası Havalimanı'nı hedef alması bölgesel gerilimi tırmandırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın acil durum dışındaki personel ve ailelerine Suudi Arabistan'dan ayrılmaları yönünde talimat vermesi, krizin kısa sürede çözüleceğine dair umutları azalttı.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, saldırıların petrol üretimini etkilemediğini duyurdu. Ancak bu açıklama, gerçekleşen bir üretim kaybı olmasa da piyasalardaki kaygıları gidermeye yetmedi. Çünkü fiyatlar sadece mevcut kayıplara değil, olası kesinti risklerine de tepki veriyor. ABD ve İsrail'in gelecek ayki ara seçimlerin ardından İran'a yönelik yoğun bir operasyon planladığına dair iddialar, bu risk algısını daha da güçlendirdi. Olası yeni bir saldırı veya geniş çaplı çatışma, fiyatları daha da yukarı çekebilir.

Asıl sıkıntı rafine petrol ürünlerinde kendini gösteriyor. Ham petrolün taşınması, benzin ve dizel gibi ürünlerin sorunsuz sevk edileceği anlamına gelmiyor. Dizel piyasasındaki lojistik kısıtlar, enerji maliyetlerinin sanayi, taşımacılık ve tarım üzerindeki baskısını artırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu durum, fiyat artışlarının sadece üretim kayıplarıyla değil, rafineri ürünlerinin küresel pazarlara ulaşmasındaki zorluklarla da bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

Petrol fiyatlarındaki sıçrama, enflasyonun yeniden hızlanabileceği ve faizlerin yüksek kalabileceği endişesiyle küresel hisse senetlerinde satış dalgası başlattı. Çin'in CSI 300 endeksi yüzde 1,8 düşerek hazirandan bu yana kayıplarını yüzde 20'ye çıkardı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 2,7, Güney Kore'nin Kospi endeksi yüzde 3,5 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 3 geriledi. Avrupa'da Stoxx 600 endeksi açılışta yüzde 1 düşerken, ABD'de Nasdaq 100 vadeli işlemleri yüzde 1,8, S&P 500 vadeli işlemleri yüzde 1 kayıp yaşadı. Tahvil piyasalarında ise Fransa'nın 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,11'e yükseldi.

TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…