İçeriğe geç
  • Dolar 49,5315 ▲ %0,11
  • Euro 55,7919 ▲ %0,26
  • Sterlin 66,2454 ▲ %0,65
  • Gram Altın 6.670,56 ▲ %0,54
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 91,92 ▲ %0,60
  • Bitcoin 4.075.540 ▲ %1,26
  • BIST 100 11.715,61 ▼ %2,94

Şirketler

Süper zenginler altın yerine lüks varlıklara yöneliyor: saatler, sanat ve even yapay zekâ yatırımları öne çıkıyor

Dünya'nın haberine göre ultra zengin aile ofisleri, enflasyon ve piyasa belirsizliklerine karşı portföylerini çeşitlendiriyor; lüks varlıklar ve yapay zekâ yatırım teması öne çıkıyor.

Dünya'nın haberine göre, süper zenginlerin yatırım tercihlerinde değişim sürüyor ve enflasyonla birlikte piyasalardaki belirsizlikler portföy yapısını etkiliyor. Altın, hisse senetleri ve gayrimenkul gibi geleneksel varlıkların yanında lüks saatler, değerli mücevherler, sanat eserleri ve koleksiyon ürünleri de yatırımcıların radarında giderek daha çok yer tutuyor.

BNY Wealth’in 290 aile ofisiyle yürüttüğü araştırma, ultra zenginlerin yatırım tercihlerinde belirgin bir dönüşüm olduğunu gösteriyor. En az 250 milyon dolarlık yatırım yapılabilir servete sahip aileleri kapsayan çalışmada, katılımcıların yaklaşık yarısının 1 milyar dolardan fazla varlığı yönettiği kaydedildi.

Araştırmaya göre aile ofislerinin yaklaşık üçte ikisi, geleneksel portföylerden bağımsız hareket eden varlıklara yöneliyor. Bu oran, geçen yıla kıyasla neredeyse iki katına çıktı. Özellikle lüks saatler, mücevherler, sanat eserleri, değerli içkiler, spor kulüpleri ve müzik haklarına yönelik yatırımların artış gösterdiği belirtildi.

Bu değişimin arkasındaki en önemli nedenlerden biri enflasyon endişesi olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, önümüzdeki beş yıl içinde enflasyon ve merkez bankalarının olası politika hatalarını en büyük ek ekonomik riskler olarak görüyor.

Chuck Long, BNY Wealth Uluslararası Piyasalar ve Aile Ofisleri Başkanı, spor ve medya hakları gibi düzenli gelir sağlayabilen lüks varlıkların fiyatlandırma esnekliği sayesinde enflasyona karşı koruma sunabileceğini ifade ediyor.

Lüks varlıklar arasında dikkati çeken hareket, saat piyasasında görülen yükselişler. 2025 yılında lüks saat fiyatları ortalama yüzde 5,1 artarken ikinci el piyasasında Patek Philippe yüzde 12,1 ve Rolex yüzde 4,6 değer kazandı. Bu durum, lüks saatlerin sadece prestij ürünü olmayıp değerini koruyabilen fiziksel yatırım araçları olarak da değerlendirildiğini gösteriyor.

İşin bir başka yönü olarak lüks ürünler arasında tüm kalemler aynı performansı sergilemedi. Kaliteli şarap fiyatları, ABD gümrük tarifelerinin talebe baskı yapmasıyla 2025’te yüzde 2,5 geriledi ve fiyatlar 2022 zirvesinin yaklaşık yüzde 25 altında kaldı.

Sanat piyasası da ultra zenginlerin ilgisini çekiyor. Büyük müzayede evlerinde 2025 yılında satışlar yüzde 11 artış gösterdi ve Avusturyalı ressam Gustav Klimt'in Bildnis Elisabeth Lederer adlı tablosu, Kasım’daki Sotheby’s müzayedesinde 236,4 milyon dolara satıldı. Sotheby’s, 2026 yılının ilk yarısında satışlarının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 58 artarak 4,4 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Knight Frank Lüks Yatırım Endeksi’nin 2025 yılı verileri, lüks koleksiyon ürünlerinin görece istikrarlı seyir izlediğini gösteriyor ve endeks yüzde 0,4 geriledi.

Lüks ürünlerin enflasyona karşı koruma gücü konusundaki tartışmalar sürüyor. 2021’de Duke Üniversitesi ve Man Group tarafından yayımlanan çalışmada sanat eserleri, şarap ve posta pullarının enflasyonun üzerinde getiriler sağladığı öne sürülürken, 2025’te Applied Economics dergisinde yayımlanan başka bir çalışma sanat eserlerinin Fransa’da enflasyona karşı koruma sağlarken ABD ve İngiltere’de aynı etkiyi göstermediğini ortaya koydu. Credit Suisse ve Deloitte Private tarafından hazırlanan bir diğer araştırma ise lüks saatler, Chanel çantaları ve geleneksel Çin sanat eserlerinin yüksek enflasyon dönemlerinde daha güçlü performans gösterdiğini belirtti.

Yapay zekâ yatırımları da ultra zenginlerin gündeminde kalmaya devam ediyor. BNY Wealth araştırmasında yapay zekâ, gelecek beş yılın en cazip yatırım teması olarak üst üste üçüncü kez öne çıktı; katılımcıların yüzde 68’i yapay zekâyı öncelikli alan olarak gösterdi. Böylece dünyanın en varlıklı aileleri, teknolojiyi büyüme potansiyeli yüksek alan olarak görürken fiziksel lüks varlıklarla portföylerini çeşitlendirmeye devam ediyor.

Ekonomistler, sanat eserleri ve nadir koleksiyon ürünlerinin değerinin yalnızca yatırım getirisinden ibaret olmadığını vurguluyor. Benjamin Mandel’in araştırmasına göre sanat eserleri estetik değer sağlarken aynı zamanda zenginliği göstermek için bir araç olarak da algılanıyor. Bu durum, gösterişçi tüketim olarak adlandırılan bir kavramla ilişkilendiriliyor ve nadir eserlerde fiyat artışları bu ürünlerin statü göstergesi olarak görülmesini güçlendirebiliyor.

Dolayısıyla süper zenginlerin lüks saatlere, mücevherlere ve milyonlarca dolarlık tablolara yönelmesinin arkasında sadece enflasyondan korunma isteği değil, prestij ve statü arayışının da etkili olduğu ifade ediliyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…