Ticaret Bakan Yardımcısı Tuzcu: Gümrük Birliği'nin hukuki bağlayıcılığı mutlaktır
Brüksel'de düzenlenen II. AB-Türkiye İş Zirvesi'nde konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Gümrük Birliği'nin kapsamının eskidiğini ancak hukuki bağlayıcılığının mutlak olduğunu söyledi. Tuzcu, AB tarafındaki siyasi irade eksikliğine dikkat çekti.
Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Brüksel'de düzenlenen II. AB-Türkiye İş Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Gümrük Birliği'nin modernizasyonunda yaşanan duraksamaya işaret ederek, Avrupa Komisyonu'nun yetki talebinin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen resmi müzakerelerin başlatılamadığını söyledi. Tuzcu, Gümrük Birliği'nin kapsamının eskimiş olduğunu ancak hukuki bağlayıcılığının mutlak olduğunu vurguladı.
Ekonomi Gazetesi'nde yayınlanan makaleye göre, DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri tarafından European Business Summit işbirliğiyle düzenlenen zirvede konuşan Tuzcu, Türkiye'nin 1963'ten bu yana Avrupa'nın stratejik vizyonunun parçası olduğunu belirtti. Son 30 yılda ikili ticaret hacminin yaklaşık 10 kat artarak 23 milyar dolardan 233 milyar dolara ulaştığını aktaran Tuzcu, bu artışın arkasında sınır ötesi entegre üretim ekosisteminin yer aldığını ifade etti.
Otomotiv, makine ve elektrikli teçhizat sektörlerinin karşılıklı işleyen küresel üretim ağlarına bağlı olduğunu vurgulayan Tuzcu, bu iki yönlü ilişkinin her iki tarafta da istihdam yarattığını ve teknoloji transferi sağladığını kaydetti. AB'nin 'Net Sıfır Sanayi Yasası' gibi politikalarında getirdiği kısıtlayıcı 'Made in Europe' kurallarının entegre değer zincirlerini riske attığını belirten Tuzcu, bu durumun Avrupa'nın güçlendirmek istediği sanayi ekosisteminde maliyetleri artırdığını söyledi.
Tuzcu, 'Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu' mekanizması kapsamında ilişkileri geleceğe taşıyacak stratejik öncelikleri sıraladı. Gümrük Birliği kurallarına bağlı kalınması gerektiğini, hizmetler, dijital ticaret, tarım ve anlaşmazlık çözümü mekanizmasının sürece dahil edilmesini isteyen Tuzcu, e-ticaret alanında modern bir dijital ortaklık kurulması ve sanayi üretiminde ortak standartların güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin yeşil dönüşümde işbirliğine hazır olduğunu ve Global Gateway projeleri kapsamında Kafkasya ile Orta Asya bağlantılarında stratejik katkı sunabileceğini sözlerine ekledi.
Zirvede konuşan DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecini yeniden canlandırmayı hedeflediklerini söyledi. Avrupa'nın Türkiye'yi değer zincirlerinin dışında tutarak daha rekabetçi hale gelemeyeceğini belirten Yalçındağ, harekete geçmek için her anlaşmazlığı çözmek zorunda olmadıklarını, ortak bir yön ve karşılıklı güvenin yeterli olduğunu ifade etti. Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu ise Çin'in Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırım tutarının yaklaşık 3 milyar dolar, AB'nin ise 117 milyar dolar olduğunu belirterek, Türkiye'nin AB pazarı için asla bir 'arka kapı' rolü oynamadığını vurguladı. NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska da Türk savunma sanayinde bir sanayi devrimine tanık olunduğunu ve savunma alanındaki işbirliğinin artırılmasını desteklediklerini söyledi.
TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi