Universal'ın yeni hesabı: Kazanan yine kasa oldu... Peki ya sanatçının payı
Universal Music'in patronu Lucian Grainge, yapay zekadan korkmuyor; şirketi lisans anlaşmalarıyla yeni müzik ekonomisindeki yerini alıyor. Sanatçıların bu anlaşmalardaki söz hakkı ve gelir payı ise açıklık bekliyor.
Universal'ın yeni hesabı: Kazanan yine kasa oldu... Peki ya sanatçının payı
Universal Music'in patronu Lucian Grainge, yapay zekadan korkmuyor; şirketi lisans anlaşmalarıyla yeni müzik ekonomisindeki yerini alıyor. Sanatçıların bu anlaşmalardaki söz hakkı ve gelir payı ise açıklık bekliyor.
Lucian Grainge'in The Hollywood Reporter'a verdiği son röportaj, yapay zeka - müzik tartışmalarına yön verecek ayrıntılar içeriyor. Kasetten CD'ye geçişi görmüş, korsan müziğin zirve yaptığı Napster dönemini yaşamış, Spotify'ın abonelik modelini savunurken eleştirilmiş bir müzik yöneticisi Grainge… Yapay zekaya da o tecrübeyle bakıyor; sektörün bir kez daha değişeceğini, kendisinin de şirketinin de bu değişimin içinden geçeceğini söylüyor.
Üstelik hazırlıklara çoktan başlamış.
Universal'ın son bir yılda imzaladığı anlaşmaları yan yana koyunca Grainge'in rahatlığı daha anlaşılır hale geliyor. Zira kayıtlarını izinsiz kullanmakla suçladığı şirketlerle şimdi müziğin gelecekte nasıl kullanılacağını konuşuyor. Hangi eserlerin sisteme açılacağını, kullanıcının bunlarla neler yapabileceğini, karşılığında nasıl gelir elde edileceğini ölçüyor, biçiyor…
Grainge'in yapay zeka şirketleriyle çalışmak için sıraladığı dört koşul var: Sanatçıya saygı, ödeme, hakların korunması ve gönüllü katılım. Sanatçının onayının bulunduğu, haklarının gözetildiği bir model ortaya çıktığında değerlendirmeye açık olduğunu söylüyor.
Bu yaklaşımın uygulamadaki karşılığını Universal'ın Udio'yla kurduğu ilişkide görmek mümkün.
YENİ ANLAŞMALAR ŞİRKETLERİN LEHİNE
Udio, birkaç cümlelik komutla müzik üretilebilen platformlardan biri. Universal, 2024'te kayıtlarının izinsiz biçimde model eğitiminde kullanıldığı iddiasıyla bu şirkete dava açmıştı. 29 Ekim 2025'te ise taraflar uzlaştıklarını ve birlikte yeni bir müzik platformu geliştireceklerini duyurdu.
Yeni sistemin izin verilmiş, lisanslı müziklerle eğitilmesi; kullanıcıların bu müzikleri kişiselleştirip platform içinde paylaşabilmesi öngörülüyordu. Universal, kayıtların kullanım koşullarını belirleyen ve bu kullanımdan gelir elde eden taraf olarak yerini aldı.
Ocak 2026'da Universal ile Nvidia, müzik keşfi ve üretimi için yapay zeka araçları geliştireceklerini duyurdu. Sanatçıların ve prodüktörlerin de bu araçların tasarımına katılması planlanıyordu.
Mayıs ayında Spotify'la yapılan anlaşmaya göre ise katılan sanatçıların şarkılarından yapay zeka destekli cover ve remiksler hazırlanabilecekti. Ancak bu aracın sürekli kullanımı için ek ödeme gerekiyor.
ElevenLabs'le duyurulan ortaklık da benzer bir yönde ilerliyor. Geliştirilmekte olan platformda, katılan sanatçıların eserlerinden remiksler, farklı şarkıların birleştirildiği çalışmalar ve yeni yorumlar üretilebilecek. Universal, bu hizmetin sanatçılarla hayranları arasındaki ilişkiyi güçlendireceğini ve yeni gelir sağlayacağını söylüyor.
Grainge'in sözünü ettiği dönüşümün ticari karşılığı böyle şekilleniyor. Katalog sahibi için yeni kullanım alanları, yeni lisanslar ve yeni gelirler ortaya çıkıyor.
Ağustos ayında tam da bu noktaya dikkat çekmiştik: Yapay zeka şirketiyle plak şirketi anlaşabiliyor ancak kayıtta sesi, bestesi, enstrümanı ve emeği bulunan insanların bu anlaşmadan nasıl yararlanacağı ayrıca açıklanmayı bekliyor. Sesin sahipliğini tartışırken geldiğimiz yer, gelirin sahipliğiydi.
Nitekim Universal–Udio anlaşmasının ardından sanatçı haklarını savunan Music Artists Coalition da ayrıntıları sordu. Uzlaşmadan elde edilen para sanatçılarla paylaşılacak mıydı? Bir eserde birden fazla hak sahibi bulunduğunda onay nasıl alınacaktı? Yeni üretimler üzerindeki kontrol kimde kalacaktı?
Anlaşmanın ilan edilmesi, bu soruları yanıtlamıyor.
Grainge'in dört koşulu bu nedenle önemli. Sanatçının neye izin verdiğini bilmesi gerekiyor. Sesinin hangi üretimlerde kullanılabileceğini, bu iznin ne kadar süreceğini, ortaya çıkan gelirden nasıl pay alacağını anlayabilmesi gerekiyor. Paranın hangi hak sahibine, hangi hesapla ulaşacağı açıkça belirlenmeli.
Temmuzda Groovie Studio London'ın kurucusu Onur Polat'la yaptığımız söyleşide, yapay zekanın plak şirketlerini nasıl değiştireceğini de konuşmuştuk. Polat, hak yönetiminin, sanatçı keşfinin ve uzun vadeli kariyer inşasının önem kazanacağını anlatmıştı. Universal'ın hamlelerinde bu dönüşümün hak yönetimi tarafını görüyoruz. Şirket, elindeki müziğin yeni teknolojiler içinde hangi koşullarda kullanılacağını belirleyerek konumunu korumaya çalışıyor.
Grainge'in rahatlığını bütün müzik dünyasına yaymak bu yüzden güç. Universal'ın elinde pazarlığa oturabileceği büyük bir katalog, hukukçular ve teknoloji ortakları var. Müzisyenin elinde ise sesi ve emeği var. İkisinin değişim karşısındaki imkanları arasında büyük mesafe var.
Daha önce müziğin algoritmalarla nasıl görünür kılındığını, dinleyicinin önüne hangi şarkının çıkacağına platformların nasıl müdahale ettiğini işledik. Şimdi bu müziğin yeni üretimlere kaynak olarak açıldığı aşamadayız. Dağıtımı yönetenlerle kayıtları elinde tutanlar, bu aşamanın sözleşmelerini hazırlıyor.
Sanatçının geleceği için sözleşmelerde adına ayrılan yere, verdiği iznin sınırlarına ve hesabına yatacak paya bakmak gerekiyor.
Gözde Sula
Odatv.com
Kaynak: Odatv