Bırakın fonu nefes alamıyoruz
Yüksek enflasyon, sabit kur ve yüksek faiz üçgeninde sanayici günü kurtaramıyor. Kârsızlık sanayiciyi üretimden kopma noktasına getirdi. İSO Meclis Başkanı Yılmaz, "Fona yatırmayı bırak, nefes alacak hâlimiz yok" dedi.
SELENAY YAĞCI / NEFES
Konkordato başvuruları, iflaslar ve karşılıksız çeklerdeki artış sanayide alarm verirken, üretici yüksek faiz ve kârsızlık kıskacında ayakta kalmaya çalışıyor.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı ve İSO başkan adayı Ender Yılmaz, Türkiye sanayisinin sadece ekonomik değil, ahlaki bir sınavdan da geçtiğini vurgulayarak, ekonominin ekranlardaki rakamlara, rantın sıcak kucağına ya da finansal oyunlara terk edilemeyeceğini, güçlü ekonominin alın teriyle kurulacağını söyledi. Yılmaz, yüzbinlerce kişiyi mağdur eden fon krizine değinerek, "Sanayicinin fona para yatırmayı bırak, şu anda nefes alacak hâli yok" dedi.
ÜRETİMDEN KAZANIYORUZ
Fon krizinin sanayiye henüz doğrudan yansımadığına dikkat çeken Yılmaz, "Yurt dışından şu ana kadar gelen bir şey yok. Belli bir kesimde ciddi rakamlar var, rahatsız edici. Bu rant amaçlı yapılan bir şeydi. Yabancı yatırımcı ona bakmaz. Bir yere yatırım yaparsanız, pazara bakarsınız. Uzun vadede yansımaları olacaktır. Ancak fonlar bizim işimiz değil. Biz sanayiciler, paradan para değil, üretimden para kazanmak istiyoruz. Sanayici hakikaten zor durumda. Şu anda sanayisizleşme endişesiyle baş başayız" diye konuştu.
ADAM KAYIRMACILIK VAR
Sanayicinin üretim iştahının finansmana kurban edilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Biz günü kurtaramıyoruz, sanayici eksilerde. En iyi kredi faiz oranı yüzde 30. Sanayide yüzde 30 kâr eden yok" dedi. Yılmaz, mevcut koşulların hem borç ödemeyi hem de yüksek teknolojiye geçiş için gereken yatırımları zorlaştırdığını söyledi. Türkiye'nin düşük
teknoloji yoğunluğundan çıkması için şeffaflık ve liyakat vurgusu yapan Yılmaz, "Alın terinin ve bilginin yerine adam kayırmacılığın hüküm sürdüğü bir yapı, bir neslin ruhunu ve ülkenin yarınlarını gasp eder. Daha şeffaf, liyakatli ve hesap verebilir bir yönetim düzeni inşa edeceğiz. İstanbul'da başta KOBİ'ler olmak üzere sanayinin geleceğini plansızlığa ve belirsizliğe bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
ÇALIŞANLAR DA ZORDA
Yüksek enflasyon, sabit kur ve yüksek faiz üçgeninin sanayiciyi zorladığını, ihracatın rekabet gücünü yitirmesinin üretimden çekilmeyi hızlandırabileceğini belirten Yılmaz, "Sanayiyi kaybedersek Türkiye'yi kaybederiz" dedi. Yılmaz, kurdaki ani yükselişin enflasyonu etkileyeceğini bildiklerini, sanayicilerin kurda ani yükseliş değil, öngörülebilir ve rekabetçi bir ortam istediklerinin altını çizerek, "Çok ciddi bir enflasyon belamız var. Sanayide iş gücü maliyetleri katlandı diyoruz ama çalışanlarımız, emekçilerimiz gerçekten çok zor durumda. Hayatın gerçeğini konuşmak zorundayız. Yüksek enflasyonda bu paralar da çalışanlara yetmiyor" ifadelerini kullandı.
Fon kriziyle piyasada başlayan sarsıntı, üretim, istihdam ve fiyatlar üzerinden bütün vatandaşlara yansıyacak.
Kaynak: Nefes