Ticaret savaşları bloklaşmayı derinleştiriyor
Küresel ticaret rotalarındaki tıkanıklıklar ve korumacı politikalar, ülkeleri stratejik hammadde ve üretimde bloklaşmaya itiyor. Bu durum, küresel ekonomide maliyetleri artırırken enflasyonist baskıları da tetikliyor.
Dünya genelinde ticaret yollarında meydana gelen lojistik aksaklıklar ve yükselen korumacılık eğilimleri, ülkeleri stratejik hammaddelere erişim ve üretim üsleri konusunda yeni bir bloklaşma sürecine zorluyor. Geleneksel küreselleşme anlayışının yerini jeopolitik yakınlığın öne çıktığı parçalanmış bir yapıya bırakması, çok uluslu şirketlerin operasyonel maliyetlerini artırırken ham maddeye ulaşımı da güçleştiriyor.
Lojiport'ta yayınlanan habere göre, ekonomik belirsizliklerin sürmesi şirketlerin tedarik stratejilerini köklü biçimde değiştirmesine neden oluyor. Lojistik ve siyasi riskleri minimize etmek amacıyla öne çıkan 'friend-shoring' (üretimi müttefik ülkelere taşıma) modeli, küresel sermaye hareketlerini yeniden şekillendiriyor. Atlantic Council verileri, jeopolitik açıdan uzak ülkeler arasındaki küresel yatırım payının %23'ten %13'e düştüğünü; buna karşılık dost ve müttefik ülkeler arasındaki yatırım akışının %45 seviyesine yükseldiğini gösteriyor.
Bu süreçte üretimi uzak coğrafyalardan sınır komşularına kaydırmayı amaçlayan 'near-shoring' trendi de ivme kazanıyor. ABD'nin Çin yerine Meksika'dan ithalatı artırması veya Avrupa'nın tedarik zincirlerini Türkiye gibi yakın bölgelerle bütünleştirmesi bu dönüşümün somut örnekleri arasında sayılıyor. Söz konusu yapısal değişim, milyarlarca dolarlık yeni altyapı yatırımlarını zorunlu kılarken, lojistik maliyetlerin kalıcı olarak yüksek seviyelerde seyretmesine yol açıyor.
Ticaret rotalarındaki parçalanmanın küresel ekonomi üzerindeki maliyeti de giderek ağırlaşıyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) raporlarına göre, finansal ve ticari bloklaşmanın küresel sisteme yıllık doğrudan maliyeti 213 milyar dolar ile 307 milyar dolar arasında değişiyor. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ise tam bir bloklaşma yaşanması halinde küresel GSYİH'in %5 ila %7 arasında kalıcı bir kayba uğrayabileceği uyarısında bulunuyor. Yükselen gümrük duvarları ve navlun fiyatlarındaki dalgalanmalar, sanayideki maliyet artışlarını tüketici fiyatlarına yansıtarak arz yönlü yapısal bir enflasyon yaratıyor.
Bloklaşma eğilimi, küresel borsalarda sektörel bazda sert ayrışmalara neden oluyor. Özellikle teknoloji, otomotiv ve enerji sektörlerindeki büyük şirketler, tedarik kısıtlamaları ve gümrük engelleri nedeniyle karlılık oranlarını aşağı yönlü revize etmek durumunda kalıyor. Küresel ticaret hacmindeki daralmanın sürmesi halinde büyüme görünümünün zayıflamaya devam etmesi beklenirken, serbest ticaretin yerini alan korumacı politikaların dünya ekonomisini stagflasyon riskiyle karşı karşıya bıraktığı belirtiliyor.
TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi