Yarı iletken sektöründe çöküş endişesi
Yapay zeka talebiyle rekor kıran yarı iletken sektöründe yatırımcı endişeleri artıyor. Üretimin az sayıda firmada yoğunlaşması ve güçlü nakit akışları, olası bir daralmanın etkilerini sınırlayabilir.
Yapay zeka uygulamalarının tetiklediği talep, yarı iletken sektöründe tarihi bir büyüme süreci başlattı. 2026'nın ilk yarısında küresel çip satışları, 1980'lerden bu yana en yüksek yıllık artış oranına ulaştı. TSMC ve Samsung Electronics gibi devler rekor kârlar açıklarken, sektördeki hızlı yükselişin ardından yaşanabilecek olası bir daralma tartışma konusu oldu.
Forbes'te yayınlanan habere göre, yatırımcıların iyimserliği son dönemde zayıfladı. Sektörün önde gelen şirketlerini kapsayan endeks, güçlü finansal verilere rağmen 6 Ekim'den itibaren yüzde 10'dan fazla değer kaybetti. Broadcom Üst Yöneticisi Hock Tan'ın, yapay zeka yatırımcılarını 'neye yatırım yaptıklarını bilmeden hareket eden kumarbazlara' benzetmesi, piyasalardaki tedirginliği derinleştirdi.
Sektördeki yapısal dönüşümler, geçmişteki sert çöküşlerin tekrarlanma ihtimalini azaltan unsurlar olarak öne çıkıyor. En ileri teknolojiyle üretim yapabilen firma sayısı dörde gerilerken, TSMC pazarın büyük bölümünü kontrol ediyor. Ayrıca, çip üreticilerinin sermaye harcamaları güçlü nakit akışlarıyla finanse ediliyor; TSMC'nin yatırımlarının gelirlerine oranının yüzde 36'ya gerilemesi bekleniyor.
Uzun vadeli tedarik anlaşmaları da risklerin bir kısmını müşterilere aktarıyor. Nvidia, Ocak 2029'a kadar tedarikini güvence altına almak için 250 milyar dolardan fazla kaynak ayırdı. Micron ise 'al ya da öde' sözleşmeleriyle 2030'a kadar gelirlerinin yüzde 35'ini garanti altına aldığını duyurdu. Bu model, talep düşse bile üreticilerin gelirlerini korumasına yardımcı olabilir.
Yapay zeka balonunun patlaması halinde sektör yine de darbe alabilir. Ancak üretimin yoğunlaşması, yüksek fiyatların korunması ve uzun vadeli taahhütler, olası bir krizin şiddetini geçmişe kıyasla yumuşatabilir. Bu durumda maliyetlerin yalnızca çip üreticileriyle sınırlı kalmayıp, altyapı yatırımcılarına da yansıması öngörülüyor.
TürkAta Haber Ajansı