İçeriğe geç
  • Dolar 49,7468 ▲ %0,18
  • Euro 55,8191 ▲ %0,01
  • Sterlin 66,6609 ▲ %0,01
  • Gram Altın 6.437,33 ▲ %0,19
  • Çeyrek Altın 10.618,57 • %0,00
  • Gümüş 87,12 ▼ %0,10
  • Bitcoin 4.063.177 ▼ %1,07
  • BIST 100 11.220,37 ▼ %3,08

Lojistik ve Taşımacılık

Uraloğlu: Türkiye'siz koridor olmaz

Uraloğlu: Türkiye'siz koridor olmaz

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, küresel ticaret koridorlarının yeniden çizildiği bir dönemde Türkiye'nin jeostratejik konumuna dikkat çekti. Uraloğlu, Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerle yeni bir lojistik omurga oluşturulduğunu vurguladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından Ankara Ofisi'nde düzenlenen "Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı"nda önemli açıklamalarda bulundu. Küresel ticaret rotalarının yeniden şekillendiğine işaret eden Uraloğlu, son yıllardaki jeopolitik gelişmelerin ulaştırma sistemlerindeki kırılganlığı ve küresel ticaretin nasıl etkilendiğini gözler önüne serdiğini belirtti.

Milliyet'te yayınlanan habere göre, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimler ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi olayların ülkeleri daha güvenli, kısa ve öngörülebilir güzergahlar aramaya yönelttiğini ifade eden Uraloğlu, bu süreçte Türkiye'nin coğrafi ve jeostratejik avantajlarının öne çıktığını kaydetti. Uraloğlu, "Orta Koridor'un kalbinde yer alan, Türk Boğazları'nı yöneten ve Kalkınma Yolu'nu inşa eden bir Türkiye olarak masada da sahada da şunu net biçimde kanıtlıyoruz. Türkiye'siz koridor olmaz. Bu gerçekten kıymetli. Dünya artık, Trans-Hazar üzerinden işleyen Orta Koridor'u, Basra'dan Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu'nu, Orta Koridor'un yeni bağlantısı TRIPP Koridoru'nu ve Modern Hicaz Demir Yolu Hattı'nı konuşuyor. Bu koridorlar birbirinin rakibi değildir, olmamalı da. Doğu-batı ve kuzey-güney hatlarını ülkemizde buluşturup, Avrupa'ya taşıyan tamamlayıcı omurgalardır. Dolayısıyla Kalkınma Yolu'nu, mevcut ticaret ağlarına can suyu veren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırıyoruz." dedi.

Türkiye'nin bir kavşak noktasında bulunduğunu hatırlatan Bakan Uraloğlu, 4 saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 1,6 milyar insanın yaşadığını ve yaklaşık 50 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezinde yer alındığını aktardı. Altyapı yatırımları, kriz çözme kabiliyeti ve diplomasideki yapıcı duruşuyla Türkiye'nin "jeostratejik bir güven adası" haline geldiğini vurgulayan Uraloğlu, ulaşım ağlarının çeşitlendirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getirdi.

Orta Koridor'un Çin ve Orta Asya'yı Hazar üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya bağlayan kritik bir güzergah olduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye'deki Orta Koridor bağlantılı hatların uzunluğunun mevcut, devam eden ve planlanan projelerle birlikte toplam 2 bin 156 kilometreye ulaştığını açıkladı. Yapılan ve yapılacak yatırımların toplamının 47,1 milyar doları bulduğunu belirten Uraloğlu, 10 yıllık projeksiyonda üretim kapasitesinin 114 milyar doları, yıllık ortalama istihdam etkisinin ise 144 bin kişiyi bulmasını hedeflediklerini söyledi.

Kalkınma Yolu'nun kuzey-güney ekseninde yeni bir lojistik omurga oluşturduğunu ifade eden Uraloğlu, projenin Basra Körfezi'ndeki Fav Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacağını kaydetti. Bu hattın Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltacak stratejik bir alternatif sunduğunu belirten Uraloğlu, "Bu projeyi bitirmiş olsaydık, dünya Hürmüz Boğazı'nı daha az konuşacaktı. Fav Limanı'ndan çıkıp, ülkemiz üzerinden Avrupa'ya uzanan güzergah sayesinde, 45 gün süren Ümit Burnu güzergahına göre 20 gün, 35 gün süren Güney Koridoru'na göre ise 10 gün kısalarak, yaklaşık 25 güne düşecektir. Kalkınma Yolu, Asya-Körfez-Irak-Türkiye-Avrupa hattında yeni bir ticaret ve lojistik koridoru oluşturmayı hedeflemekte, Irak'ın ekonomik yeniden inşasını desteklerken, Türkiye'nin doğu-batı ve kuzey-güney bağlantısallık ağlarındaki merkezi konumunu güçlendirme potansiyeli taşımaktadır. Bu yönüyle proje, yalnızca bir ulaştırma ve altyapı yatırımı değil, bölgesel güç dengelerini ve ekonomik ilişkileri yeniden şekillendirebilecek stratejik bir kaldıraç niteliğindedir." değerlendirmesinde bulundu.

Projenin Irak'ın petrol gelirlerine bağımlılığını azaltmasına ve transit ticaretten kazanç sağlamasına katkı sunacağını vurgulayan Uraloğlu, 28 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin huzurunda imzalanan mutabakatların bu vizyonu somutlaştırdığını anımsattı. Mutabakatların her iki ülke meclisinden geçirilmesinin ardından inşa sürecine başlanmasının planlandığını sözlerine ekledi.

Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demir yolu ve kara yolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptına da değinen Uraloğlu, doğal kaynaklar karşılığında Irak'ta ulaştırma altyapısının geliştirilmesine dair anlaşmanın "İki Ülke Tek Koridor" anlayışının en güçlü ifadesi olduğunu belirtti. Kalkınma Yolu'nun sadece demir yolu ve kara yolunu değil, enerji nakil hatları ve fiber optik altyapıyı da içeren çok modlu bir kalkınma hamlesi olduğunu ifade eden Uraloğlu, Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu'nun entegrasyonuyla Türkiye'nin Avrasya bağlantısallık ağlarındaki konumunun pekişeceğini bildirdi.

Türkiye ile Irak arasında bir tür "ticari kader ortaklığı" oluştuğuna işaret eden Uraloğlu, "Sadece ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını ve üretim ile lojistik merkezlerinin konumlandırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin vatandaşımıza istihdam imkanı oluşturmasını öngörüyoruz. Kısa süre önce Suudi Arabistan ile imzaladığımız Hicaz Demir Yolu İşbirliği Mutabakat Zaptı da bu vizyonu güçlendirmektedir. Tarihi Hicaz Demir Yolu'nu modern bir yaklaşımla canlandırarak, Körfez'den Türkiye'ye ve oradan Avrupa'ya uzanan yeni bağlantılar kuruyoruz." dedi. Uraloğlu, Türkiye'deki 1681 kilometrelik hatla birlikte Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan kesimlerini de içeren toplam 2 bin 511 kilometrelik bir bağlantıdan söz edildiğini aktardı.

Kalkınma Yolu Projesi'nin Orta Doğu'nun parçalanmış jeoekonomik yapısını bütünleştirme potansiyeli taşıdığını kaydeden Uraloğlu, bölgesel sahiplenmenin güçlendirilmesi ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesiyle projenin kalıcı bir stratejik girişime dönüşebileceğini vurguladı.

SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş ise Orta Doğu'daki gelişmeleri özel bir dikkatle takip ettiklerini ve "Kalkınma Yolu Projesi: Ekonomik Koridordan Stratejik Güce" başlıklı raporu bu anlayışla hazırladıklarını belirtti. Uluslararası sistemdeki dönüşümün devletlerin güç kaynaklarını değiştirdiğini ifade eden Miş, Orta Doğu'nun geniş ekonomik imkânlara rağmen siyasi ve güvenlik açısından parçalanmış olmasının temel sorunlardan biri olduğunu söyledi. Miş, "Kalkınma Yolu bu parçalanmışlığı azaltabilecek somut bir ortaklık zemini sunmaktadır. Irak'ın yeniden inşa ihtiyacı, Türkiye'nin üretim ve lojistik kapasitesi, Körfez'in yatırım gücü ve küresel pazarlara erişim arayışı aynı proje etrafında buluşmaktadır." şeklinde konuştu.

TürkAta Haber Ajansı
İş Dünyası Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…